MY Psikoloji

Psikolog Melisa Yıldız

00%

İçeriğe atla
Çocuk & Ergen

Çocukta Özgüven: Övgüyle mi, Deneyimle mi Gelişir?

Sağlıklı özgüven, "aferin" demekle değil; çocuğun kendi başarabildiğini deneyimlemesiyle gelişir. Ebeveyn için bir rehber.

Psikolog Melisa Yıldız 3 dakika okuma 478 kelime
Bir şey başarmış, gülümseyen bir çocuk

"Aferin, çok akıllısın!" Her gün defalarca duyduğumuz bu cümle, aslında çocuğun özgüvenine sandığımız kadar iyi gelmeyebilir. Sağlıklı özgüven, dışarıdan verilen övgüyle değil, içeriden kazanılan deneyimle büyür.

Özgüven ve özsaygı

İki kavram sıkça karışır. Özgüven, çocuğun bir şeyi yapabileceğine dair inancıdır; alana özgüdür ve deneyimle artar. Özsaygı ise çocuğun kendine, başarısından bağımsız olarak verdiği değerdir; koşulsuzdur. İkisi de önemlidir ama farklı biçimde beslenir. Yalnızca başarıyla değer gören bir çocuk, ileride her başarısızlığı bir tehdit olarak yaşayabilir. Sağlıklı gelişim, ikisini dengede tutmayı gerektirir.

Övgünün ince tuzağı

Araştırmalar, "zekisin" gibi kişiliğe yönelik övgülerin beklenmedik bir sonuç doğurduğunu gösteriyor: çocuk zekâsını korumak için zor işlerden kaçınmaya başlar, çünkü başarısızlık artık kimliğine bir tehdittir. Buna karşılık çabaya yönelik geri bildirim — "çok uğraştın, pes etmedin" — çocuğa süreci değerli kılmayı öğretir. Böyle çocuklar zorluklara daha dayanıklı olur ve hatadan korkmaz.

Özgüven deneyimle kurulur

Bir çocuk ayakkabısını kendi bağladığında, düştüğü yerden kendi kalktığında, bir sorunu kendi çözdüğünde küçük ama gerçek bir "ben yapabilirim" verisi biriktirir. Ebeveynin her zorluğu onun yerine çözmesi, iyi niyetli olsa da bu veriyi engeller. Çocuğa güçlüğüyle güvenli biçimde karşılaşma fırsatı vermek — hemen kurtarmak yerine "sen bir dene, ben buradayım" demek — özgüvenin gerçek yakıtıdır.

Hata yapma iznine ihtiyaç var

Mükemmeliyetçi bir ortamda büyüyen çocuk, hatayı bir felaket olarak öğrenir. Oysa hata, öğrenmenin doğal parçasıdır. Ebeveynin kendi hatalarını sakince kabul etmesi ("ben de yanıldım, düzeltirim"), çocuğa en güçlü modeldir. Hatanın kabul edilebilir olduğu bir evde çocuk, denemekten korkmaz — ve denemek, özgüvenin ta kendisidir.

Kıyaslamanın zararı

"Kardeşin gibi ol", "bak arkadaşın nasıl yapmış" gibi kıyaslamalar, çocuğun değerini bir yarışa bağlar. Kıyaslama kısa vadede motive ediyor gibi görünse de uzun vadede özsaygıyı aşındırır. Çocuğu başkalarıyla değil, kendi dünkü hâliyle kıyaslamak — "geçen aya göre ne kadar ilerledin" — hem daha adil hem daha besleyicidir. Bu ilke yetişkin özsaygısında da geçerlidir.

Yaşa uygun sorumluluklar

Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar vermek, özgüvenin en somut kaynaklarından biridir. Sofrayı kurmak, kendi eşyasını toplamak, küçük bir işi baştan sona tamamlamak — bunların her biri çocuğa "ben yararlı ve yetkinim" hissi verir. Sorumluluğu ondan esirgemek, iyi niyetli olsa da bu değerli deneyimi engeller. Önemli olan, sorumluluğun ceza gibi değil, güven ifadesi gibi sunulmasıdır: "Bunu sana emanet ediyorum, yapabileceğine inanıyorum." Tamamlanan her görev, çocuğun kendine dair olumlu bir kanıt biriktirmesini sağlar.

Duyguları ciddiye almak

Bir çocuğun özsaygısı, duygularının ciddiye alınıp alınmadığından da beslenir. "Bu kadar büyütecek ne var" ya da "koca adam ağlar mı" gibi ifadeler, çocuğa duygularının geçersiz olduğunu öğretir ve zamanla kendine güvenini zedeler. Duyguyu adlandırmak ve kabul etmek — "buna çok üzüldün, anlıyorum" — çocuğa değerli olduğunu hissettirir. Duyguları kabul görmüş bir çocuk, kendini olduğu gibi kabul etmeyi de öğrenir. Bu koşulsuz kabul, sağlıklı özsaygının temelidir ve yaşam boyu bir kaynak olur.

Ne zaman destek almalı?

Çocuk sürekli kendini yetersiz görüyor, denemekten kaçınıyor, aşırı onay arıyor ya da başarısızlık karşısında orantısız çöküyorsa, bir uzman değerlendirmesi yararlı olabilir. Erken dönemde kurulan özsaygı, yaşam boyu bir kaynak olur.

  Güvenilir Kaynaklar

Bu yazıdaki bilgiler, aşağıdaki bağımsız ve resmi sağlık kuruluşlarının yayınlarıyla desteklenmektedir.

#Çocuk & Ergen #Özgüven #Ebeveynlik
Psikolog Melisa Yıldız

Psikolog Melisa Yıldız

Psikolog

Çocuk, ergen, yetişkin ve çiftlerle çalışıyorum. Psikoloji ve sosyolojinin derinliğini birleştirerek; güvenli, yargısız ve tamamen kişiye özel bir destek alanı sunuyorum.

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis, tedavi ya da psikoterapi yerine geçmez. Yaşadığınız zorlanma günlük işlevselliğinizi etkiliyorsa bir uzmana başvurmanızı öneririm. Acil durumlarda 112'yi arayın.

Sık Sorulanlar

Çocuk & Ergen hakkında merak edilenler

Övmek yanlış değil, nasıl övdüğünüz önemli. "Zekisin" yerine "çok çaba gösterdin" gibi çabaya yönelik geri bildirim, çocuğun zorluklara dayanıklılığını artırır.

Hayır. Her zorluğu onun yerine çözmek, "ben yapabilirim" deneyimini engeller. "Sen bir dene, ben buradayım" demek özgüveni besler.

Evet. Kıyaslama çocuğun değerini bir yarışa bağlar ve özsaygıyı aşındırır. Çocuğu kendi geçmiş hâliyle kıyaslamak çok daha sağlıklıdır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar